Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkevi’nde TRT Haber’in sorularını yanıtladı.
“Yıldan yıla Türkiye’de yatırıma yönelik ilgi kuvvetleniyor”
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Toplantıları vesilesiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde New York’tayız. Burada 3 gün boyunca hem pek çok siyasi görüşme gerçekleşiyor hem de Amerikan iş dünyasıyla bizler, tüm bakanlarımız kendi alanlarında buluşmalar gerçekleştiriyorlar. Aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız da küresel şirketlerin liderleriyle bir araya geldiğimiz toplantıda hem onların planlarını, projelerini ve hedeflerinde Türkiye’de yapmayı gerçekleştirdikleri işleri onlardan dinliyor hem de Türkiye’nin gelecek vizyonunu doğrudan en üst düzeyde kendileriyle paylaşıyor. Tabii şunu görüyoruz ki yıldan yıla Türkiye’de yatırıma yönelik ilgi kuvvetleniyor. Çünkü özellikle son dönemde birçok sektörde istikrar yatırımların adresini belirlemede ana unsur haline geldi. Belki birkaç yıl öncesine kadar enerji maliyetleri çok daha öncelikli bir unsurken şimdi enerji güvenliği bunun yanında daha önemli hale geldi. Genel olarak yatırımların sürdürülebilirliği en önemli mesele haline geldi.
“Yeni yatırımlar müjdelenecek”
Türkiye bölgesinde bir istikrar adası olarak bu anlamda yatırımların yöneldiği ülkelerin başında geliyor. İnşallah önümüzdeki dönemde bugünkü toplantıda da gördük ki yeni yatırımlar müjdelenecek. Türkiye özellikle veri merkezleri, yapay zeka, dijital alt yapı alanlarında yeni yatırımlara ev sahipliği yapacak. Bu alanda Sayın Cumhurbaşkanımızın iki ay önce ilan ettiği 2030 Yapay Zeka Eylem Planımız kapsamında attığımız ve atacağımız adımlar yatırımların önünü açacak. Türkiye hesaplama kapasitesini iki 250 megavat düzeyinden 1 gigavata 2030 yılında çıkarmış olacak. Bunun için yapay zeka büyüme bölgeleri oluşturuyoruz. Enerji güvenliği ve enerji tedariki konusunda en kolaylaştırıcı uygulamaları gerçekleştirdiğimiz aynı zamanda önümüzdeki dönemde farklı sektörlerde özellikle bulut teknolojilerinin kullanımını daha da güçlendireceğimiz adımlar atacağız. İnşallah hiper ölçek diye tarif edilen büyük ölçekli yapay zeka yatırımlarına ülke olarak ev sahipliği yapacağız.
“Amerikan şirketleriyle Türk şirketleri arasında atılabilecek adımlar, hayata geçirilebilecek projeler önümüzde”
ABD ekonomisi dünyanın en büyük ekonomisi ve Amerikan şirketleri de alanlarında çoğunlukla dünyanın en büyük şirketleri. Dolayısıyla bu şirketlerle Türk şirketleri arasındaki iş birliklerini konuşuyoruz, atılabilecek adımlar, hayata geçirilebilecek projeler önümüzde. Bunları en kısa zamanda ülkemize kazandırmak için gayret ediyoruz. Türkiye ulaştırma ağlarında yeni adımlar atıyor. Zengezur Koridoru, Orta Koridor, Kalkınma Yolu bağlantısallık konusunda Türkiye’ye yeni avantajlar sağlayacak. Türkiye lojistik alt yapısı, Kuzey Marmara Demiryolu Bağlantısıyla aslında tedarik zincirleri açısından Avrupa’nın en önemli destek unsuru haline gelecek. Biz de yeni nesil sanayi bölgelerimizle bunu Türk sanayii için bir kaldıraç haline getirmek üzere adımlar atacağız.
“Yatırımcıların hepsi ‘Türkiye’ye ne kadar yatırım yaptıysak hep yüzümüz güldü’ değerlendirmesini yaptılar”
Yatırımcıların hepsi şunu vurguladılar: Biz bugüne kadar ne zaman Türkiye’ye güvendik ve Türkiye’ye ne kadar yatırım yaptıysak hep yüzümüz güldü. Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uzun vadeli yatırımlar planlamaya yönelik bir iklim var. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz. Bunlar yatırımcılar bizzat ifade ettiği hususlar. Biz de inşallah milletimizin refahı için, Türkiye’nin kalkınması için yatırımları hızlandırmaya, Türkiye’nin dijital dönüşümünü, yeşil dönüşümünü, yüksek teknoloji odaklı dönüşümünü kuvvetlendirmeye devam edeceğiz.
“Milli Uzay Programı’nda çok hummalı bir çalışma yürütüyoruz”
Milli Uzay Programı’nı hayata geçiriyoruz. Çok önemli hedefler koyduk ve bu hedefleri de gerçeğe dönüştürmek için çok hummalı bir çalışma yürütüyoruz. Milli Uzay Programı, Türkiye Yüzyılı için önemli. Çünkü uzaydan bahsettiğimizde bir yandan çok hızlı büyüyen bir ekonomik alandan bahsediyoruz. Bugün dünyada yıllık uzay teknolojilerine yönelik harcamalar 600 milyar doları aştı. Aynı zamanda uzaydan söz ettiğimizde haberleşme, güvenlik gibi stratejik alanlara yönelik alt yapıdan bahsediyoruz. Görüntüleme uydularıyla haberleşme uydularıyla şimdi artık alçak yörüngede internet hizmeti sunan uydu takımlarıyla aslında uzay teknolojileri kalkınmanın da dinamosu haline geldi. Son dönemde uzaya erişim maliyetleri düştü. Bu sayede çok daha fazla uyduyu uzaya gönderme imkanı oluştu. Yine bununla beraber son dönemde bütün dünyada bir yarış var. Dünya yeniden derin uzay programlarını başlattı Ay’a, Mars’a yönelik programlar. Böylelikle elde edilecek kazanımlarla ülkeler iktisadi kalkınma yarışlarında Uzay’ı önemli bir saha olarak görmekte. Türkiye olarak bizler de özellikle 2000’li yıllardan itibaren oluşturduğumuz kapasite, imkan ve kabiliyetin çok daha ileri düzeydeki hedeflere erişmek için değerlendirmek arzusundayız. Elimizde muazzam bir ekosistem var. Kendi haberleşme uydularına, kendi görüntüleme uydularını geliştirebilen bir ülkeyiz bugün. Bunu yapabilecek altyapıya sahibiz bugün. Tüm üretim ve test süreçlerini, kalifikasyon süreçlerini kendi imkanlarımızla yapıyoruz. Bu sayede dünyada 11 ülkeden biri haline geldik Türksat 6A ile kendi haberleşme uydusunu yapabilen. İmece ile yüksek görüntülü, yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydumuzu geliştirip üretmiş olduk.
Türkiye, Ay misyonuyla derin uzayda yeni bir kabiliyet kazanacak
Şimdi derin uzaya yöneldik ve Ay programını hayata geçiriyoruz. İnşallah 2027’nin ilk aylarında yine kendi imkanlarımızla geliştirdiğimiz mühendislerimizin tasarladığı bir uzay aracını Ay’a eriştireceğiz. Bunun için üretim süreci tamamlandı. Geçtiğimiz hafta Ay Uzay aracımızı TUSAŞ’taki test merkezine gönderdik. Testler çok hızlı bir şekilde tamamlanıyor. Artık nihai testler bunlar. Zaten geliştirme sürecinde parça testlerini yapmıştık ama sistem bütünlüğü sağlandıktan sonra artık nihai test süreçlerine de TUSAŞ’ta Uydu Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi altyapısında gerçekleştiriyoruz. Ne kazanacak Türkiye; derin uzayda operasyon tecrübesi kazanacak bu çok stratejik bir kabiliyet. Dünyada çok az ülkenin sahip olduğu bir kabiliyet. Türkiye olarak biz ilk Müslüman ülke olacağız bu kabiliyeti elde etmiş olan.
September 23, 2026
Türkiye’den bir ilk: Roket motoru derin uzayda test edeceğiz
Roket motorumuzu derin uzayda test edeceğiz bu da çok önemli. Yenilikçi bir teknolojiyi ilk kez derin uzayda hayata geçiren ülke Türkiye olacak. Hibrit roket teknolojisi şimdiye kadar derin uzayda hiç denenmedi. Biz özellikle Ay Uzay aracımızın Ay’a iniş manevralarında kendi hibrit sistemimizi ateşleyeceğiz. Bu teknolojiye derin uzayda tarihçe kazandıracağız. Bu ileride derin uzayda transfer faaliyetlerinde kullanılabilecek ve ekonomik değere dönüşebilecek bir teknoloji.
Ankara’da kuracağımız Uzay Teknoparkı’yla, Somali’de inşa etmekte olduğumuz Uzay Limanı’yla, geliştirdiğimiz insan kaynağıyla bütün ekosistem bileşenleri savunma sanayiindeki başarı hikayemizin bir benzerini inşallah uzay alanında hayata geçirmemize vesile olacak.
Kaynak : TRT


