Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasında kayıp yakınlarını bekleyen aileler, arama çalışmalarının hızlandırılması ve soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesi çağrısında bulundu. Aileler, “Biz taşkınlık yapmıyoruz, cenazelerimizi bekliyoruz. Artık cevap istiyoruz” dedi.
30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet gemi faciasının ardından kayıp yakınlarından gelecek haberi bekleyen aileler ortak bir basın açıklaması yaptı.
Liman bölgesinde bekleyişlerini sürdüren aileler, arama çalışmalarının daha hızlı ve yoğun şekilde yürütülmesini, kendilerine düzenli ve kapsamlı resmi bilgi verilmesini talep etti.
Aileler açıklamalarında, yaşanan facianın nedenlerinin ve olası ihmallerin de bütün yönleriyle soruşturulmasını istedi.
“Biz Taşkınlık Yapmıyoruz, Cenazelerimizi Bekliyoruz”
Aileler, bekleyişlerinin tek amacının kayıp yakınlarına ulaşılması olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Biz burada taşkınlık yapmıyoruz. Biz kavga çıkarmıyoruz. Biz sadece bilgi istiyoruz.”
Günler geçmesine rağmen yeterli bilgi alamadıklarını savunan aileler, kendilerine ulaşmayan her bilginin ve cevaplanmayan her sorunun belirsizliği artırdığını ifade etti.
Açıklamada, “O geminin içerisinde kalan bütün insanlarımıza ulaşmak zorundasınız. Bizlere bunu borçlusunuz” denildi.
Ailelerden Düzenli Bilgilendirme Talebi
Kayıp yakınlarının bulunmasının artık ailelerin en büyük beklentisi olduğu vurgulanan açıklamada, cenazelere ulaşılması, ailelerine teslim edilmesi ve ülkelerinde toprağa verilebilmesinin beklendiği belirtildi.
Aileler, arama çalışmalarının yoğunlaştırılmasının yanı sıra kendilerine en az gün aşırı kapsamlı ve resmi bilgilendirme yapılmasını talep etti.
Can Yelekleri ve Tahliye Süreciyle İlgili Sorular
Açıklamada facianın nasıl meydana geldiğine ilişkin çok sayıda soru da kamuoyuyla paylaşıldı.
Aileler; gemide yeterli sayıda can yeleği bulunup bulunmadığının, can yeleklerinin ekipmanlarının eksiksiz olup olmadığının ve tahliye sürecinin gerektiği şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin açıklanmasını istedi.
Tahliyenin zamanlamasının da araştırılmasını isteyen aileler, kayıplar arasında 3 yaşında bir çocuğun bulunduğunu hatırlattı.
“Şirketin Sorumluları Nerede?”
Kaptan ve mürettebatla ilgili yargı süreci devam ederken şirket yönetimi, liman yönetimi ve ilgili kamu makamlarının olası sorumluluklarının da araştırılmasını isteyen aileler şu soruları yöneltti:
“Şirket yetkilileri nerede? Liman yönetiminin sorumluluğu araştırılıyor mu? Kim, hangi denetimi yaptı? Kim sefere izin verdi? Kim bu geminin denize açılmasında sakınca görmedi?”
Aileler, sorumluluğun yalnızca belirli kişiler üzerinden değerlendirilmemesi ve geminin sefere çıkmasına kadar geçen bütün sürecin incelenmesi gerektiğini savundu.
“17 Haziran’da Biliniyordu; Denetimi Biz Mi Yapsaydık?”
Açıklamada, mahkeme sürecinde geminin sol ön kızağındaki kırığın 17 Haziran tarihinde bilindiğine ve gerçekleştirilen tamirata ilişkin bilgilerin gündeme geldiği belirtildi.
Aileler, bu iddiaların soruşturulmasını isteyerek, tamiratın hangi standartlara göre yapıldığının ve sonrasında geminin sefere uygun olduğuna kimin karar verdiğinin açıklanmasını talep etti.
“Gemide böyle bir sorun olduğu biliniyorsa, bu geminin denetimini kim yaptı?” diye soran aileler, “Bu denetimleri de biz aileler mi yapacaktık?” ifadelerini kullandı.
Mürettebatın Belgeleri ve Test Sonuçları Soruldu
Aileler ayrıca mürettebatın gerekli belgelere sahip olup olmadığı ile alkol ve uyuşturucu testi yapılıp yapılmadığı konusunda da açıklama istedi.
Geminin belge, izin ve denetimlerinin eksiksiz olduğu belirtiliyorsa facianın neden meydana geldiğinin ortaya konulması gerektiğini vurgulayan aileler, soruşturmanın bütün ayrıntıları kapsamasını talep etti.
Taşucu’ndaki Koşullar da Soruldu
Basın açıklamasında facia günü Mersin-Taşucu tarafındaki koşulların ve sefer durumunun da araştırılması istendi.
Aileler, karşı limanda seferleri etkileyen herhangi bir kapanma veya kısıtlama bulunup bulunmadığının ve böyle bir durum söz konusuysa Filo Jet’in Girne’den hareketine hangi şartlarda izin verildiğinin açıklanmasını istedi.
Yardım fişeğinin zamanlaması da ailelerin cevap beklediği başlıklardan biri oldu.
Türk Loydu İddiaları İçin Açıklama Talebi
Aileler, facianın yaşandığı dönemde görev yapan ilgili bakanın Türk Loydu hakkında daha sonra gündeme getirdiği iddialara da açıklık getirilmesini istedi.
Açıklamada, denetim sistemine ilişkin daha önceden bilinen bir sorun bulunması halinde neden facia öncesinde gerekli işlemlerin yapılmadığının açıklanması talep edildi.
“Kim Hata Yaptıysa Ortaya Çıkarılsın”
Aileler, kimseyi peşinen suçlu ilan etmediklerinin altını çizerek, soruşturmanın kapsamlı şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
“Savunma hakkının hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olduğunu biliyoruz” denilen açıklamada, kaptan, mürettebat, şirket yöneticileri, liman yetkilileri ve ilgili kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının ayrı ayrı araştırılması istendi.
Aileler taleplerini şöyle özetledi:
“Kayıplarımızı bulun. Ailelere düzenli bilgi verin. Facianın bütün sorumlularını ortaya çıkarın. Hiçbir ihmali karanlıkta bırakmayın.”
“Bizim Beklediğimiz Bir Sayı Değil, Her Biri Bir İnsan”
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden birinde aileler, kayıpların yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurguladı:
“Bizim beklediğimiz bir sayı değil. Her biri bir insan. Her biri bir evlat. Her biri bir anne, bir baba, bir eş, bir kardeş. Aralarında daha 3 yaşında bir çocuk var.”
Aileler, geminin belgelerinin, izinlerinin ve denetimlerinin eksiksiz olduğu yönündeki açıklamalar karşısında facianın neden meydana geldiğinin açıklanmasını istedi.
Avukatların Açıklamalarına Ailelerden Tepki
Aileler basın açıklamasında yargılama sürecindeki savunmalara da değindi.
Herkesin hukuk önünde savunulma hakkına sahip olduğunu ve suçluluğa karar verecek makamın mahkeme olduğunu özellikle vurgulayan aileler, buna karşın kendilerinin de yaşananlara ilişkin soru sorma hakkının bulunduğunu ifade etti.
Özellikle kaptanın sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmalara tepki gösteren aileler, “Biz mi gemiyi sefere çıkardık? Biz mi denetimini yaptık? Biz mi geminin sefere elverişli olduğuna karar verdik? Biz mi tahliyeyi yönettik?” sorularını yöneltti.
Aileler, savunma hakkına karşı olmadıklarını ancak hukuki süreç yürütülürken kayıp yakınlarını bekleyen insanların yaşadığı acının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
“Gerçeğin ve Sorumluların Ortaya Çıkarılmasını İstiyoruz”
Açıklamanın sonunda aileler, amaçlarının herhangi bir kişiyi peşinen suçlamak olmadığını bir kez daha vurgulayarak, facianın bütün yönleriyle aydınlatılmasını talep etti.
“Biz suçlu aramıyoruz; gerçeği ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyoruz” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, ailelerin sorularının cevapsız bırakılmaması çağrısı yapıldı.
Kayıp yakınları, Filo Jet faciasıyla ilgili bütün gerçekler ortaya çıkarılıncaya ve kayıplara ulaşılıncaya kadar cevap istemeye devam edeceklerini bildirdi.


