Pakistan Başbakanı Şerif, ABD’nin New York kentinde Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kuruluna hitap etti.
Şubat ayında ABD ve İran arasında başlayan çatışmaların Orta Doğu’nun geneline yayıldığını belirten Şerif, can kayıplarının yaşandığını, ekonominin küresel düzeyde zarar gördüğünü ve başta Hürmüz Boğazı olmak üzere kritik deniz yollarında ciddi aksaklıklar yaşandığını vurguladı.
Şerif, bu kritik dönemde Pakistan’ın hızla harekete geçtiğini ve ABD ile İran’ı İslamabad’da aynı masa etrafında buluşturmayı başardığını hatırlattı.
Çatışmaların sona erdirilmesi için birçok adım atıldığını ifade eden Şerif, “Çatışmalarda tehlikeli bir tırmanışa şahit oluyoruz. Füzelerin ve silahların gürültüsü arasında diplomasinin sesi çok daha yüksek ve güçlü çıkmalı.” dedi.
Şerif, Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarını “küresel ekonominin atardamarları” olarak nitelendirerek, bu güzergahların çatışma noktalarına dönüşmemesi ve açık tutulması gerektiğini aktardı.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na da değinen Şerif, anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı olmadığını, savunma, istikrar ve bölgesel barışa yönelik ortak bir taahhüt niteliği taşıdığını söyledi.
Şerif, “Pakistan olarak biz çatışma yerine diyaloğu, baskı yerine işbirliğini, savaş yerine barışı seçtik.” diye konuştu.
Filistin halkının nesillerdir işgale, zorla yerinden edilmeye ve ölüme maruz bırakıldığını belirten Şerif, İsrail’in şiddetinin işgal altındaki Batı Şeria topraklarına da yayılmasının endişe verici olduğunu vurguladı.
Şerif, adil ve kalıcı çözümün, bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasından geçtiğini kaydetti.
İsrail’in Lübnan ve Suriye’ye yönelik devam eden saldırılarını da kınayan Şerif, bunların derhal sona ermesi gerektiğini belirtti.
Şerif’ten Hindistan’a “suyu silah olarak kullanmayın” mesajı
Şerif, Hindistan ile yaşanan çatışmalara da değinerek, Pakistan’ın Hindistan’a karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını söyledi.
İndus Suları Anlaşması konusunda ise Hindistan’ın anlaşmayı askıya alma kararının hukuki dayanağı olmadığını ifade eden Şerif, suyun “silah olarak kullanılmaması” gerektiğini belirtti.
Şerif, Pakistan’ın payına düşen suyun durdurulması, engellenmesi veya yönünün değiştirilmesine yönelik herhangi bir girişimi “savaş eylemi” olarak değerlendireceklerinin altını çizdi.
Kaynak : TRT HABER


