TDP Genel Sekreteri Redif Ekinci, 6 Aralık seçimlerini yalnızca bir iktidar değişikliği değil, KKTC’de yeni bir siyasi ve toplumsal dönemin başlangıcı olarak gördüklerini söyledi. Kamu yönetiminde liyakat, ekonomide üretim, gençlere istihdam ve Kıbrıs sorununda federal çözüm hedeflerini açıklayan Ekinci, “50 yıllık iyi siyaset geleneğimizi ülkenin birinci partisi yapmak istiyoruz” dedi.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Kanal T ekranlarında İrfan Batu’nun hazırlayıp sunduğu “Odak Noktası” seçim özel programına katılarak 6 Aralık seçimleri öncesinde partisinin siyasi yol haritasını, ekonomik hedeflerini ve Kıbrıs sorununa ilişkin yaklaşımını değerlendirdi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi ve Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Turgut Alas’ın da katıldığı programda konuşan Ekinci, TDP’nin hedefinin yalnızca Cumhuriyet Meclisi’ne dönmek veya hükümette görev almak olmadığını vurguladı.
Ekinci, ülkede köklü bir yönetim değişikliğine ihtiyaç bulunduğunu savunarak, “6 Aralık’ı bir iktidara gelme talebinden öte değişimin başlangıcı olarak görüyoruz. İktidardan öte toplumsal dönüşüme talibiz” ifadelerini kullandı.
“50 Yıllık Siyasi Geleneğimizi Birinci Parti Yapmak İstiyoruz”
TDP’nin köklerinin 1976 yılında kurulan Toplumcu Kurtuluş Partisi’ne dayandığını hatırlatan Ekinci, 50 yıllık siyasi geleneklerinden cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları yetiştiğini söyledi.
Bu geleneğin dürüstlük, temiz siyaset ve toplumsal sorumluluk ilkeleri üzerine kurulduğunu belirten Ekinci, partisinin geçmişinde yolsuzluk ve usulsüzlüğe yer olmadığını savundu.
2022 seçimlerinde TDP’nin Meclis dışında kalmasından gerekli dersleri çıkardıklarını ifade eden Ekinci, yenilenen siyasi vizyonlarıyla yeniden toplumun karşısına çıktıklarını belirtti.
Ekinci, “İyi siyaset geleneğimizi bu ülkenin birinci partisi yapma hedefimiz var” diyerek bu hedefin temelinde toplumun güvenini kazanmanın bulunduğunu vurguladı.
“Ülkenin Sorunu Sistemsizlik, Vizyonsuzluk ve Güven Kaybı”
KKTC’de yaşanan sorunları üç temel başlık altında değerlendiren Ekinci, bunları sistemsizlik, vizyonsuzluk ve toplumsal aşınma olarak sıraladı.
Uzun yıllardır ülke yönetiminde bulunan Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) politikalarını eleştiren Ekinci, kamuoyuna yansıyan yolsuzluk iddiaları, sahte diploma olayları, “mama skandalı” olarak anılan tartışmalar, Girne açıklarındaki gemi faciası ve artan kriminal olayların toplumdaki güven kaybını derinleştirdiğini savundu.
Sağlık, eğitim, ekonomi ve kamu yönetiminde yaşanan aksaklıkların vatandaşın yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Ekinci, yanlış yönetim anlayışının bedelinin kimi zaman ekonomik kayıplarla, kimi zaman da insan hayatıyla ödendiğini söyledi.
“Bazen cebinden, bazen ise maalesef canıyla ödüyor” diyen Ekinci, kamu yönetiminde denetim, hesap verebilirlik, liyakat ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Seçim Yasasıyla İktidar Garantilenemez”
6 Aralık seçimleri öncesinde yapılan seçim sistemi değişikliklerini de değerlendiren Ekinci, yerel ve genel seçimlerin aynı gün gerçekleştirilmesinin seçmen açısından karmaşa yaratabileceğini söyledi.
Karma oyun kaldırılması ve seçim yasasındaki düzenlemelere değinen Ekinci, seçimlere kısa süre kala yapılan değişikliklerin demokratik açıdan doğru olmadığını savundu.
Toplumun güvenini kaybettiğini öne sürdüğü bir hükümetin seçim yasası üzerinden siyasi geleceğini güvence altına almaya çalışmasının kabul edilemeyeceğini belirten Ekinci, seçim sistemine ilişkin kapsamlı düzenlemelerin 6 Aralık sonrasında oluşacak yeni siyasi iradeyle ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Borçla Borç Kapatan Değil, Üreten Bir Ekonomi Kurmalıyız”
KKTC ekonomisinin mevcut yapısıyla sürdürülebilir olmadığını savunan Ekinci, kamu maliyesinde yeni borçlanmalarla eski borçların karşılandığı bir düzen oluştuğunu belirtti.
Mali disiplinin sağlanması, kamu harcamalarının denetlenmesi ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ekinci, gelecek nesillerin bugünkü ekonomik tercihlerin yükünü taşımaması gerektiğini söyledi.
Ekonomik kalkınmanın yalnızca tasarruf politikalarıyla sağlanamayacağını ifade eden Ekinci, üretim, teknoloji, girişimcilik ve yüksek katma değerli sektörlerin desteklenmesini önerdi.
Yüksek enerji maliyetlerinin ekonomik büyümenin önündeki önemli engellerden biri olduğunu belirten Ekinci, enerji politikalarının yeniden yapılandırılması ve ülkeye sürdürülebilir gelir sağlayacak sektörlere yatırım yapılması gerektiğini kaydetti.
“Üniversiteler Ekonomik Dönüşümün Merkezi Olmalı”
TDP’nin ekonomik vizyonunda üniversitelerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Ekinci, KKTC’nin akademik birikimini ekonomik değere dönüştürmesi gerektiğini söyledi.
Kosova’nın dijital dönüşüm ve Güney Kıbrıs’ın finansal teknolojiler alanındaki çalışmalarına dikkat çeken Ekinci, KKTC’nin de uluslararası rekabette öne çıkabileceği sektörleri belirlemesi gerektiğini ifade etti.
Oyun geliştirme sektörünün bu alanlardan biri olabileceğini belirten Ekinci, Türkiye’de uluslararası başarı yakalayan oyun şirketlerini ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde oyun tasarımı alanında yetişen insan kaynağını örnek gösterdi.
Üniversitelerin yalnızca diploma veren kurumlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ekinci, araştırma, teknoloji, yenilikçilik ve girişimcilik faaliyetlerinin ekonomik kalkınmayla bütünleştirilmesini savundu.
Gençlerin ülkeden ayrılmasının KKTC’nin geleceği açısından ciddi bir sorun olduğunu belirten Ekinci, nitelikli istihdam ve girişimcilik olanaklarının artırılması gerektiğini söyledi.
“Kıbrıs’ta Çözümsüzlük Çöküştür”
Kıbrıs sorununa ilişkin partisinin yaklaşımını da açıklayan Ekinci, TDP’nin iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm hedefinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.
“Kıbrıs’ta çözümsüzlük çöküştür” diyen Ekinci, mevcut statükonun Kıbrıslı Türklerin dünyayla bütünleşmesinin önünde önemli bir engel oluşturduğunu savundu.
Kıbrıslı Türklerin 1960 yılından kaynaklanan haklarının korunması gerektiğini belirten Ekinci, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu dört maddelik müzakere metodolojisine destek verdiklerini açıkladı.
Müzakerelerde geçmiş yakınlaşmaların korunmasının ve sonuç alınamaması halinde yeniden statükoya dönülmesini önleyecek güvencelerin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Ekinci, federal çözüm iradesiyle seçilen Cumhurbaşkanı Erhürman’ın görev yaptığı bir dönemde Dışişleri Bakanı’nın farklı bir siyasi yaklaşım ortaya koymasını eleştirerek, Kıbrıs politikasında siyasi tutarlılığın ve toplumsal iradenin esas alınması gerektiğini söyledi.
“6 Aralık Son Değil, Yeni Bir Başlangıç”
TDP’nin seçim sonrasına ilişkin hedeflerini de paylaşan Ekinci, kamu yönetiminde liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin sağlanmasını öncelikleri arasında gösterdi.
Mali disiplinin kurulması, üretim odaklı ekonomik modele geçilmesi, üniversitelerin kalkınma sürecine dahil edilmesi ve gençlerin geleceklerini kendi ülkelerinde kurabilecekleri koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.
Parti örgütleri, gençler ve toplumun farklı kesimleriyle yürüttükleri görüşmelerin değişim beklentisini güçlendirdiğini ifade eden Ekinci, TDP’nin ülkeyi yönetmeye ve kronikleşen sorunlara çözüm üretmeye hazırlandığını söyledi.
“6 Aralık’ı son değil, başlangıç olarak görüyoruz” diyen Ekinci, TDP’nin 50 yıllık siyasi birikimini çağdaş, şeffaf ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla buluşturmayı hedeflediğini vurguladı.
Ekinci, toplumun vereceği sorumluluğu üstlenmeye ve TDP’nin İyi Gelecek Vizyonu’nu somut politikalara dönüştürmeye hazır olduklarını belirterek açıklamalarını tamamladı.


