TELSEN Başkanı Hakan Üredi, KIB-TEK çalışanı Arif Özkıraç’ın ağır yaralandığı iş kazasının ardından hükümetin iş sağlığı ve güvenliği politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Kamu kurumlarındaki eski araçlar, yetersiz koruyucu ekipmanlar ve liyakatsiz görevlendirmelere dikkat çeken Üredi, EL-SEN grevinin 60 gün ertelenmesine de tepki göstererek, “Grevi kırmak isteyen anlayışın karşısında duracağız. İş güvenliği lütuf değil, haktır” mesajı verdi.
Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (TELSEN) Başkanı Hakan Üredi, Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası’nın (EL-SEN) Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) önünde gerçekleştirdiği grev ve eyleme katılarak çalışanların can güvenliği, sendikal hakları ve kamu kurumlarındaki yönetim anlayışına ilişkin açıklamalarda bulundu.
KIB-TEK çalışanı Arif Özkıraç’ın ağır yaralandığı iş kazasının kamu kurumlarındaki iş güvenliği sorunlarını yeniden gündeme taşıdığını belirten Üredi, yıllardır yapılan uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.
Hükümetin grevleri erteleme konusunda gösterdiği kararlılığı çalışanların can güvenliğini sağlamak için göstermesi gerektiğini ifade eden Üredi, kamu kurumlarında liyakat, bilimsel yönetim ve iş güvenliği standartlarının esas alınması çağrısında bulundu.
“Bir Ampul Değiştirirken Bile Elektriği Kesiyoruz, İşçinin Güvenliği Nasıl Sağlanmaz?”
Ağır yaralanan Arif Özkıraç’ın üçüncü derece yanıklarla hastanede tedavi gördüğünü belirten TELSEN Başkanı Hakan Üredi, olayın can kaybıyla sonuçlanmamasının tek teselli olduğunu söyledi.
Elektrik gibi yüksek risk taşıyan alanlarda çalışan personelin güvenliğinin hiçbir koşulda ihmal edilemeyeceğini vurgulayan Üredi, iş güvenliği önlemlerinin alınmamasını sert sözlerle eleştirdi.
Üredi, “Siz evinizde bir ampulü bile değiştirirken elektrik akımını kesiyorsunuz. Peki böylesine riskli bir işte çalışan emekçinin güvenliği nasıl sağlanmaz? Nasıl bir liyakatsizliktir ki sorumluluk makamında bulunanlar çalışanlara güvenli olmayan koşullarda görev yaptırabilir?” diye sordu.
Teknik kurumlarda görevlendirmelerin siyasi tercihlere göre değil, mesleki bilgi, deneyim ve yeterlilik esas alınarak yapılması gerektiğini belirten Üredi, liyakatsizliğin çalışanların yaşamını tehlikeye atabilecek sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
“Çağ Dışı Araçlarla Çağdaş Hizmet Beklenemez”
TELSEN olarak uzun yıllardır kamu kurumlarındaki iş sağlığı ve güvenliği eksikliklerine dikkat çektiklerini belirten Üredi, telekomünikasyon çalışanlarının da benzer tehlikeler altında görev yaptığını söyledi.
Kurumlarda kullanılan araçların önemli bir bölümünün eski olduğunu, teknik ekipmanların yetersiz kaldığını ve çalışanların ağır koşullarda hizmet üretmeye çalıştığını savunan Üredi, mevcut şartların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle elektrik direklerinde, yer altında, enerji hatlarının yakınında ve yoğun trafik içerisinde çalışan personelin ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Üredi, şöyle konuştu:
“Çalışanların fedakârlığı yönetimlerin eksikliklerini örten bir perde haline getirilemez. Çağ dışı araç filosuyla, eski ekipmanlarla çağdaş hizmet beklemek kabul edilemez. Bir çalışanın eve sağ salim dönmesi şansa bırakılamaz.”
Üredi, kamu kurumlarında araç filolarının yenilenmesi, kişisel koruyucu ekipman eksikliklerinin giderilmesi ve risk analizlerinin bilimsel kriterlere göre yapılması gerektiğini vurguladı.
Kamu kaynaklarının öncelikle çalışanların güvenliğini sağlayacak yatırımlara ayrılması çağrısında bulunan Üredi, iş kazalarının önlenmesinin yöneticilerin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu kaydetti.
EL-SEN Grevinin 60 Gün Ertelenmesine Tepki: “Grevleri Durdurmak Sorunları Çözmez”
Bakanlar Kurulu’nun EL-SEN tarafından başlatılan grevi 60 gün süreyle erteleme kararını da eleştiren Hakan Üredi, hükümetin sendikal eylemleri durdurmak yerine çalışanların taleplerine çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.
İş sağlığı ve güvenliği eksikliklerinin giderilmeden grevlerin ertelenmeye çalışılmasını kabul edilemez bulduğunu ifade eden Üredi, sendikal hakların korunmasının önemine dikkat çekti.
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu’nun grev erteleme kararına ilişkin hukuki değerlendirmesine de değinen Üredi, Tuğcu’nun söz konusu kararın gelecekte alınacak bütün grev kararlarını kapsamayacağı yönündeki görüşünü hatırlattı.
EL-SEN’in iş sağlığı ve güvenliği gerekçesiyle 8 Ekim saat 00.00 itibarıyla bir günlük yeni grev kararı aldığını belirten Üredi, grev erteleme kararlarının çalışanların yaşadığı sorunları ortadan kaldırmadığını savundu.
Üredi, hükümetin önceliğinin grevleri durdurmak değil, iş kazalarının tekrar yaşanmasını önleyecek güvenli çalışma koşullarını oluşturmak olması gerektiğini ifade etti.
“Grevi Kırmak İsteyen Anlayışın Karşısında Duracağız”
Sendikal hakların etkisizleştirilmesine yönelik girişimlere karşı ortak mücadele verilmesi gerektiğini vurgulayan TELSEN Başkanı Hakan Üredi, çalışanların yaşam hakkının hiçbir siyasi veya ekonomik hesabın gerisine bırakılamayacağını söyledi.
İş güvenliği taleplerinin ertelenemeyeceğini ve görmezden gelinemeyeceğini belirten Üredi, emekçilerin güvenli koşullarda çalışma hakkını savunmaya devam edeceklerini kaydetti.
Üredi, iş kazalarının ardından yalnızca geçmiş olsun mesajları verilmesinin yeterli olmadığını, benzer olayların tekrar yaşanmaması için somut önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.
TELSEN’den EL-SEN’e Tam Destek: “Nerede İsterlerse Yanlarında Olacağız”
Diğer sendikaların grev ve eylem sürecine katılıp katılmayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Üredi, Sendikal Platform bünyesinde alınacak ortak kararları desteklemeye hazır olduklarını açıkladı.
Üredi, “Platform olarak üretilecek her kararın altına imzamızı atıyoruz. Destekçisi olmaya da hazırız. Böyle bir karar üretildiği anda bütün gücümüzle sahada, burada, nerede isterlerse yanlarında olacağız” dedi.
EL-SEN ve TELSEN çalışanlarının benzer riskli çalışma koşullarında hizmet verdiğine dikkat çeken Üredi, iş sağlığı ve güvenliği mücadelesinin yalnızca tek bir sendikanın veya kurumun sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Çalışanların can güvenliği söz konusu olduğunda sendikalar arasında dayanışmanın önem taşıdığını ifade eden Üredi, ortak mücadele mesajı verdi.
“Bu Ülke Artık Kahır Adası Olmaktan Çıkmalı”
KIB-TEK çalışanı Arif Özkıraç’ın yaşadığı ağır iş kazasının ailesi üzerinde yarattığı acıya da değinen Hakan Üredi, konuşmasında duygusal ifadeler kullandı.
Üredi, “Arif kardeşime acil şifalar diliyorum. Ailesinin halini düşündükçe üzülüyorum. Hele ki çocuğunu düşündükçe içimiz parçalanıyor. Hepimiz bir anneyiz, bir babayız. Hepimizin evlatları var” dedi.
Ülkede yaşanan sorunların toplum üzerinde ciddi bir yorgunluk yarattığını savunan Üredi, vatandaşların artık huzur ve güven içerisinde yaşamak istediğini söyledi.
“Artık huzur adası olmak istiyoruz. Gün geçmiyor ki kahır adası olmaktan çıkamadık. Her gün bir acı, her gün bir keder. Yorulduk. Halk olarak da, insanlar olarak da, çalışanlar olarak da yorulduk” ifadelerini kullandı.
Üredi’den Liyakat ve Hesap Verebilirlik Çağrısı
Kamu kurumlarında yönetim anlayışının değişmesi gerektiğini savunan Üredi, siyasi görevlendirmeler yerine mesleki yeterlilik, bilimsel bilgi ve deneyimin esas alınması gerektiğini belirtti.
Vatandaşlara seçimlerde yaşanan gelişmeleri göz önünde bulundurma çağrısı da yapan Üredi, kamu yönetiminde insan hayatını önceleyen bir anlayışın hâkim olması gerektiğini ifade etti.
İş sağlığı ve güvenliğinin çalışanlara sunulan bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğunu vurgulayan Üredi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İş güvenliği lütuf değildir, haktır. Liyakat tercih değildir, kurumsal zorunluluktur. İnsan hayatı hiçbir makamın, hiçbir hesabın ve hiçbir bütçenin gerisine bırakılamaz.”


