Bir Fotoğrafın Anlatamadığı Değil, Anlatmak Zorunda Olmadığı Hikâye

featured
Google'da Abone Ol service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’ün Objektifinden Hayata, Zamana ve Fotoğrafın Sessiz Gücüne Bir Bakış

Bir göl, suyun üzerinde kanatlarını açan kuğular ve saniyeler içinde kaybolup gidecek bir an… Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’ün 19 Nisan 2019’da Almanya’nın Frankfurt kentinde çektiği fotoğraf, yalnızca doğanın güzelliğini değil, fotoğraf sanatının en temel sorularından birini de gündeme getiriyor: İyi bir fotoğrafın mutlaka bir hikâyeye ihtiyacı var mı?

Hafta sonları biraz yavaşlamak, günlük hayatın koşuşturmasından uzaklaşmak ve bazen yalnızca bir fotoğrafa bakmak için güzel zamanlardır.

Çünkü kimi fotoğraflar vardır, insanı durdurur. Birkaç saniyeliğine de olsa başka bir yere götürür. Ne anlatıldığını merak ettirir ama mutlaka bir açıklama beklemez.

Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’ün objektifinden çıkan bu kare de onlardan biri.

Suyun üzerinde kanatlarını açmış iki kuğu… Arkalarında bıraktıkları dalgalar, gölün dinginliği ve biraz ileride kendi hâlinde süzülen üçüncü bir kuğu.

İlk bakışta doğadan güzel bir görüntü. Biraz daha dikkatli bakıldığında ise hareketle dinginliğin, telaşla huzurun aynı karede buluştuğu bir an.

Ama Akyüz’e göre fotoğrafın değeri, ona sonradan yüklenen hikâyelerde değil, tam da o anın kendisinde saklı.

Fotoğrafın Konuşması İçin Sözcüklere İhtiyacı Var mı?

Prof. Dr. Uğurcan Akyüz, fotoğraf üzerine yaptığı değerlendirmede, fotoğraflara hikâye yazma alışkanlığına farklı bir pencereden bakıyor.

Ona göre bir fotoğrafın üzerine uzun uzun hikâyeler kurmak, bazen fotoğrafın estetik değerini ikinci plana itebiliyor.

Roman anlatmak içindir. Olayları geliştirir, karakterleri tanıtır, duyguları sözcüklerle aktarır.

Fotoğraf ise başka bir şey yapar.

Bir anı yakalar.

Bir daha aynı biçimde yaşanmayacak küçücük bir zaman dilimini görünür kılar.

Akyüz bu düşüncesini şu sözlerle ifade ediyor:

“İyi bir fotoğrafın hikâyeye ihtiyacı yoktur. Fotoğraf, yaşanmış bir anın sabitlenmiş hâlidir.”

Aslında bu yaklaşım, günümüzde özellikle sosyal medyada giderek yaygınlaşan bir alışkanlığı da düşündürüyor.

Artık fotoğrafların altına uzun açıklamalar yazılıyor. Her görüntüye bir anlam, her ana bir mesaj, her kareye bir hikâye eklenmek isteniyor.

Oysa bazen fotoğrafın kendi başına kalmasına izin vermek gerekiyor.

İki Kuğu, Bir Göl ve Durdurulmuş Zaman

Akyüz’ün Frankfurt’ta çektiği fotoğrafa yeniden bakalım.

İki kuğu suyun üzerinde hareket hâlinde. Kanatları açık, suyun yüzeyinde küçük dalgalar oluşmuş. Birinin kanatları gökyüzüne doğru yükselirken diğerinin hareketi suya doğru uzanıyor.

Fotoğrafın arka planında ise bambaşka bir sakinlik var.

Uzaktaki kuğu, gölün üzerinde sessizce süzülüyor.

Ön planda hareket, arka planda huzur.

Fotoğrafı izleyen biri bunu bir özgürlük anı olarak görebilir. Bir başkası rekabet, bir diğeri doğanın ritmi olarak yorumlayabilir.

Belki de kuğular yalnızca kanatlarını çırpıyordur.

İşte fotoğrafın güzelliği de burada.

Her şeyi açıklamak zorunda değiliz.

Bazen gördüğümüz şeyin yalnızca kendisi olması yeterlidir.

Hikâye Fotoğrafın Önüne Geçtiğinde

Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’ün üzerinde durduğu bir başka önemli nokta da fotoğraf ile ona sonradan yüklenen anlam arasındaki ilişki.

Akyüz’e göre aynı fotoğraftan birbirinden tamamen farklı anlatılar çıkarılabilir.

Bir kişi şiir yazar, bir başkası mizahi bir yorum yapar. Kimileri fotoğrafı bir afişe dönüştürür, kimileri de siyasi bir mesajın parçası hâline getirir.

Ancak bütün bu yorumlar çoğaldıkça fotoğrafın kendisi geri planda kalabilir.

Akyüz, bu durumu şu sözlerle anlatıyor:

“Tam da o noktada, hikâye fotoğrafı geçtiğinde, fotoğrafçı kaybolur. O an unutulur. Geriye sözcükler kalır, yorumlar kalır, anlatılar kalır.”

Bu sözler yalnızca fotoğraf sanatı açısından değil, görüntülerin hızla tüketildiği dijital çağ açısından da düşündürücü.

Çünkü bugün bir fotoğrafı gerçekten incelemek yerine çoğu zaman altındaki açıklamayı okuyoruz.

Görüntünün bize ne hissettirdiğini keşfetmeden, başkasının ne hissetmemiz gerektiğini söylemesini bekliyoruz.

Oysa fotoğrafın kendi sessizliği içinde de güçlü bir anlatım bulunabilir.

Bazen En Güzel Hikâye, Hiç Yazılmayandır

Bir fotoğrafın mutlaka büyük bir olayın tanığı olması gerekmez.

Bir sokak köşesi, yağmur sonrası boş bir bank, denize bakan yaşlı bir insan ya da göl üzerinde kanatlarını açan iki kuğu…

Hepsi zamanın içinden alınmış küçük parçalardır.

Fotoğrafçı o anı görür, hisseder ve deklanşöre basar.

Gerisi izleyiciye kalır.

Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’ün fotoğraf anlayışında da bu özgürlük öne çıkıyor. Fotoğrafın değerini belirleyen yalnızca onun hakkında söylenenler değil, izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişki.

Belki de bu yüzden iyi bir fotoğraf, yıllar sonra yeniden bakıldığında da etkisini koruyabiliyor.

Frankfurt’ta 19 Nisan 2019 tarihinde çekilen bu karedeki kuğular, o gün kanatlarını açıp yollarına devam etti.

Suyun üzerindeki dalgalar çoktan kayboldu.

O anı yaşayan doğa, kendi akışı içinde değişti.

Ama fotoğraf kaldı.

Ve bugün, aradan geçen yıllara rağmen, o anı yeniden görebiliyoruz.

Hafta Sonuna Küçük Bir Not: Bazen Sadece Bakmak Yeterlidir

Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’ün fotoğrafı ve fotoğraf üzerine düşünceleri, bize küçük ama değerli bir hatırlatmada bulunuyor.

Hayatta her şeyin açıklanmaya, yorumlanmaya veya bir hikâyeye dönüştürülmeye ihtiyacı yok.

Bazen bir manzarayı izlemek, bir kuşun uçuşunu takip etmek, denizin sesini dinlemek ya da bir fotoğrafın karşısında birkaç dakika durmak yeterlidir.

Çünkü her güzel anın sözcüklere ihtiyacı olmayabilir.

Belki de fotoğrafın en büyük başarısı, bize bir hikâye anlatması değil; sözcükler olmadan da bir şeyler hissettirebilmesidir.

Ve Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’ün objektifinden çıkan bu kare, tam da bunu hatırlatıyor.

Fotoğraf: Prof. Dr. Uğurcan Akyüz

Çekim tarihi: 19 Nisan 2019

Yer: Frankfurt, Almanya

Bir Fotoğrafın Anlatamadığı Değil, Anlatmak Zorunda Olmadığı Hikâye
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.