Medya Etik Kurulu, çocukların söz konusu olduğu hassas haberlerde mahremiyetin korunması, masumiyet karinesine uyulması ve sorumlu gazetecilik ilkelerinin gözetilmesi çağrısı yaptı.
Medya Etik Kurulu, bir çocuğa yönelik cinsel istismar iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında bir kişinin tutuklanmasının ardından yayımlanan haberlerle ilgili yazılı açıklama yaptı. Kurul, olayın hassasiyeti nedeniyle basın kuruluşlarının haberlerini etik ilkelere bağlı kalarak hazırlaması gerektiğini vurguladı.
Kimliği dolaylı yoldan açığa çıkaran ayrıntılara dikkat!
Açıklamada, kişinin adının yayımlanmamasının kimliğinin gizli tutulduğu anlamına gelmediğine dikkat çekildi. Yaş, meslek, yaşanılan yer ve toplumsal konum gibi ayrıntıların hem şüphelinin hem de çocuk mağdurun kimliğinin belirlenmesine yol açabileceği belirtildi.
Şüphelinin kimliğinin dolaylı biçimde ifşa edilmesinin çocuğun mahremiyetini de tehlikeye atabileceği ifade edilerek, haberlerde kullanılan bilgilerin çocuk üzerindeki olası etkilerinin dikkate alınması gerektiği kaydedildi.
“Tutuklama, suçluluğun kanıtı değildir”
Medya Etik Kurulu, tutuklama kararının tek başına suçluluğun kanıtı olmadığını hatırlatarak, yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini vurguladı. Haber dilinde peşin hüküm oluşturan ifadelerden kaçınılması ve iddialarla kesinleşmiş olguların birbirinden ayrılması gerektiği belirtildi.
Kurul, basın kuruluşlarına çocukların üstün yararını, mahremiyetini ve kişilik haklarını gözetme çağrısı yaparak, etik gazeteciliğin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı olmadığını, yayımlanan bilgilerin doğurabileceği sonuçları da dikkate almayı gerektirdiğini ifade etti.


