Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı hakkında sahte diploma davasında verilen mahkûmiyet kararının ardından açıklamalarda bulundu. Sürecin başından itibaren konunun takipçisi olduklarını belirten Özersay, “Bu konu kapanacak, boşuna uğraşmayın diyenler vardı. Polisimize ve mahkemelerimize güvendik, haklı çıktık” dedi. Özersay, sahte diploma soruşturmalarının genişletilmesi ve KKTC’deki üniversitelerin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Özersay: “Sahte Diploma Mücadelemiz Sonuç Verdi”
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı hakkında sahte diploma aldığı gerekçesiyle yürütülen yargılama sonucunda Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararını değerlendirdi.
Sahte diploma iddialarının ilk gündeme geldiği dönemde kendilerine dosyanın kapatılacağının söylendiğini belirten Özersay, tüm uyarılara rağmen hukuki sürecin takipçisi olduklarını ifade etti.
Özersay, “Sahte diploma süreci ilk başladığında ve biz şikâyetçi olup takibini yaptığımızda bize ‘Bu konu kapanacak, bu dosyayı kapatacaklar, boşuna uğraşmayın’ diyenler olmuştu” dedi.
Polis teşkilatına ve yargıya duydukları güveni vurgulayan Özersay, sürecin mahkûmiyet kararıyla sonuçlanmasının önemine dikkat çekti.
“Polisimize Ve Mahkemelerimize Güvendik, Haklı Çıktık”
Soruşturmanın ilerlemesinde Bilgi Edinme Yasası kapsamında yaptıkları başvuruların ve kamuoyu duyarlılığının etkili olduğunu savunan Özersay, şunları söyledi:
“Biz en baştan itibaren polisimize ve mahkemelerimize güvendik ve peşini bırakmadık, günün sonunda haklı çıktık.”
Özersay, geçen yıl sahte diploma düzenleyen kişilerle ilgili davalarda mahkûmiyet kararları verildiğini, bazı sanıkların yaklaşık 15 yıl hapis cezası aldığını hatırlattı.
Son kararı ise sahte diplomayı alan kişiler açısından önemli bir hukuki gelişme olarak değerlendirdi.
“Sahte Diplomayı Alanın Da Suç İşlediği Tespit Edildi”
Mahkûmiyet kararının diğer sahte diploma dosyaları bakımından da önemli olduğunu savunan Özersay, davayı benzer dosyalar açısından öncü nitelikte gördüğünü belirtti.
Özersay, “Şimdi sahte diplomayı alanların pilot davası görüldü ve yine mahkûmiyet çıktı. Yani sahte diplomayı alan kişinin de suç işlediği mahkeme kararıyla tespit edildi” ifadelerini kullandı.
Kararın ardından diğer sahte diploma davalarında da ilerleme beklediklerini belirten HP lideri, hukuki mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
“Yıllarca Emek Veren Öğrencilerin Hakkı Korunmalı”
Sahte diploma olaylarının yalnızca hukuki değil, toplumsal adalet açısından da ciddi sonuçları bulunduğunu belirten Özersay, eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekti.
Özersay, yıllarca eğitim görerek diploma alan öğrenciler ile usulsüz yollarla diploma temin eden kişilerin aynı konumda değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“Çocuklarımız yıllarca hasretlik çekerek, emek ederek yıllarını vererek okuyup diploma alırken bazı kişiler iki dakikada hiç okula gitmeden sahte diploma aldılar, ülkede adalet duygusunu da fırsat eşitliğini de yerle bir ettiler.”
Özersay, bu nedenle sahte diploma suçlarının cezasız kalmamasının toplumsal güven açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
“Yapanın Yanına Kalmaması İçin Gereğini Yaptık”
Halkın Partisi’nin yolsuzluk ve sahtecilik iddialarına karşı mücadelesini sürdüreceğini belirten Özersay, somut adım atmanın ve başlatılan süreçleri takip etmenin önemini vurguladı.
Özersay, “Bu ülkenin tek çıkış yolu gerçekten temiz siyasettir. Yolsuzluklara ve bu türden sahtekârlıklara karşı mücadele lafla olmaz, somut adım atmak ve takibini yapmak hayati önem taşır” dedi.
Verilen kararın adalet sistemine duyulan güveni güçlendireceğini düşündüklerini belirten HP lideri, polis ve bağımsız mahkemelerin süreçteki rolüne dikkat çekti.
Özersay’dan Üniversitelere Sıkı Denetim Çağrısı
Sahte diploma olaylarının tekrar yaşanmaması için yükseköğretim sisteminde kapsamlı önlemler alınması gerektiğini belirten Özersay, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ile Milli Eğitim Bakanlığına yönelik düzenleme çağrısında bulundu.
KKTC’deki üniversite sayısının ve denetim mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini savunan Özersay, yükseköğretim kurumlarının belirli standartlara uygun faaliyet göstermesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
“Şartlara Uymayan Üniversiteler Gerekirse Kapatılmalı”
KKTC’de yaklaşık 30 üniversite bulunmasının ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Özersay, üniversiteler için açık ve uygulanabilir standartlar oluşturulmasını önerdi.
Belirlenecek standartların ardından kurumlara bir geçiş süresi tanınması gerektiğini ifade eden Özersay, denetimlerin sonuçlarına göre gerekli yaptırımların uygulanmasını istedi.
Özersay, “Bir standart belirleyip bir geçiş süresi tanındıktan sonra tüm bu üniversiteleri denetlemek ve şartlara uygun olmayanları gerekirse kapatmak konusunda kararlıyız” dedi.
Halkın Partisi Genel Başkanı, sahte diploma davalarının takipçisi olmaya ve yükseköğretimde denetimlerin güçlendirilmesi için girişimlerde bulunmaya devam edeceklerini belirtti.


