1. Haberler
  2. Kıbrıs
  3. CMIRS Alarm Verdi: Kıbrıs Türk Toplumu Kaygı Eşiğini Aştı, Endeks 4,5’e Dayandı

CMIRS Alarm Verdi: Kıbrıs Türk Toplumu Kaygı Eşiğini Aştı, Endeks 4,5’e Dayandı

featured
Google'da Abone Ol service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) Aralık 2025 döneminde gerçekleştirdiği kamuoyu araştırması, Kıbrıs Türk toplumunda kaygının geçici bir ruh hâli olmaktan çıkarak yapısal ve süreklilik kazanmış bir toplumsal duruma dönüştüğünü ortaya koydu. 500 kişiyle yüz yüze yapılan çalışmada oluşturulan Toplumsal Kaygı Endeksi (TKE) 5 üzerinden 4,5 olarak hesaplandı.

Araştırma, ekonomik belirsizlikten siyasal güvensizliğe, kültürel kimlik endişesinden göç kaygısına kadar birçok alanda toplumun yüksek düzeyde baskı altında olduğunu gösteriyor.

Ekonomi ve Yolsuzluk Birincil Kaygı Alanı

Araştırma sonuçlarına göre ekonomik kaygılar toplumun en temel ve tetikleyici endişe alanı olarak öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 83,97’si önümüzdeki 10 yıl içinde hayat standardının düşmesinden kaygı duyarken, yüzde 82,16’sı iş güvencesi ve gelir kaybı olasılığını ciddi bir tehdit olarak görüyor.

Ülke yönetiminde yolsuzluğu kaygı verici bulanların oranı ise dikkat çekici biçimde yüzde 94,58 ile en yüksek başlık oldu. Bu durum, ekonomik krizin yalnızca maddi değil, yönetsel güven krizine de dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Kültürel Kimlik ve Göç Endişesi Alarm Veriyor

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri de kültürel kimliğe ilişkin kaygılar oldu. Katılımcıların yüzde 93,39’u, Kıbrıs Türk toplumunun kültürel kimliğinin geleceğinden endişe duyduğunu belirtti.

Gençlerin ve nitelikli iş gücünün yurt dışına göç etmesini kaygı verici bulanların oranı yüzde 87,58 olurken, bu eğilimin özellikle genç ve orta yaş gruplarında geleceğe dair umutsuzluğu derinleştirdiği gözlemlendi.

Siyasete Güven Düşük, Beklenti Azaldı

Araştırma, yüksek kaygı düzeyinin toplumun siyasetle kurduğu ilişkiyi de dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Hükümet istikrarsızlığı ve siyasi kutuplaşmayı kaygı verici bulanların oranı yüzde 84,57 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yaklaşık yüzde 79’u, siyasi ve toplumsal karar alma süreçlerine katılımının sınırlı olmasından kaygı duyduğunu ifade ederken; yüzde 78,75’i ise görüşlerini özgürce ifade edememe endişesi taşıyor.

Araştırmaya göre toplum, büyük reform vaatlerinden ziyade, belirsizliğin azaltılmasını ve “daha kötüye gitmeme” garantisini öncelikli talep hâline getirmiş durumda.

Kıbrıs Sorunu Genel Kaygılarla Aynı Düzeyde

Çalışma, Kıbrıs Sorunu’nun toplum nezdinde yalnızca siyasi bir başlık olmaktan çıkarak, gündelik yaşamı doğrudan etkileyen yapısal bir kaygı alanına dönüştüğünü de ortaya koyuyor. KKTC’nin uluslararası tanınmaması ve diplomatik izolasyonları kaygı verici bulanların oranı yüzde 87,17 olurken, Türkiye ile ilişkilerde olası gerginliklerden kaygı duyanların oranı yüzde 73,54 olarak belirlendi.

Araştırma, mevcut statükonun kabul edilemez bulunmasına rağmen, çözümsüzlüğün yarattığı belirsizliğin toplumda kronik bir stres kaynağına dönüştüğünü ortaya koyuyor.

“Toplum Kriz Beklemiyor, Zaten Krizin İçinde”

CMIRS’in değerlendirmesine göre Kıbrıs Türk toplumunda kaygı artık geçici bir tepki değil; toplumsal hayatın belirleyici çerçevesi hâline gelmiş durumda. Araştırma bulguları, umut dili yerine öngörülebilirlik, güven ve zarar kontrolü odaklı politikaların toplumsal karşılık bulduğunu gösteriyor.

Araştırma sonuçları, siyasal meşruiyetin ve toplumsal güvenin yeniden inşa edilmediği bir ortamda, kapsamlı reform ve dönüşüm vaatlerinin toplumsal destek bulmasının zor olduğuna işaret ediyor.

CMIRS Alarm Verdi: Kıbrıs Türk Toplumu Kaygı Eşiğini Aştı, Endeks 4,5’e Dayandı

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
Bize Katılın