Türk sinemasının altın dönemine damga vuran yıldızlardan biri daha aramızdan ayrıldı. Yeşilçam’ın “Altın Çocuk” lakabıyla hafızalara kazınan usta oyuncu Göksel Arsoy, 90 yaşında hayatını kaybetti. “Samanyolu”, “Taş Bebek” ve “Şafak Bekçileri” gibi unutulmaz yapımlarla milyonların tanıdığı Arsoy’un vefatı sanat dünyasında büyük üzüntü yarattı.
Yeşilçam’ın jönleri denildiğinde akla gelen ilk isimlerden Göksel Arsoy’dan acı haber geldi. 1950’li yıllarda başlayan sinema yolculuğunu onlarca filme, yapımcılığa ve ödüllere taşıyan Arsoy, 90 yaşında yaşamını yitirdi.
Yakışıklılığı, zarif duruşu ve beyaz perdede canlandırdığı karakterlerle bir dönemin sembolü haline gelen Göksel Arsoy, Türk sinemasında “Altın Çocuk” olarak anıldı.
Usta sanatçının cenaze töreninin çarşamba günü gerçekleştirileceği belirtildi.
YEŞİLÇAM’IN “ALTIN ÇOCUĞU” ARTIK YOK
15 Mart 1936 tarihinde Kayseri’de dünyaya gelen Göksel Arsoy, 90 yıllık yaşamının önemli bölümünü sanat dünyasına adadı.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde eğitim gören ve aynı yıllarda Yeşilköy Havalimanı’nda çalışan Arsoy’un sinemayla buluşmasında yapımcı Fuat Rutkay’ın teşviki etkili oldu.
Kamera karşısına ilk kez yönetmen Sırrı Gültekin’in 1957 tarihli “Kara Günlerim” filmiyle geçen Arsoy, bir yıl sonra “Kelepçe”de rol aldı.
Asıl büyük çıkışlarından birini ise 1959 yapımı “Samanyolu” ile gerçekleştirdi.
BELGİN DORUK’LA UNUTULMAZ BİR İKİLİ OLDULAR
Göksel Arsoy’un özellikle Belgin Doruk ile kamera karşısına geçtiği yapımlar, Yeşilçam tarihinin hafızalarda kalan filmleri arasına girdi.
Arsoy, kısa sürede dönemin en popüler jönlerinden biri haline gelirken, 1960’lı yıllarda kariyerinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı.
“Samanyolu”, “Taş Bebek”, “Bulunmaz Uşak” ve “Şafak Bekçileri” gibi yapımlarda üstlendiği roller, onu Türk sinemasının unutulmaz yüzlerinden biri yaptı.
“ALTIN ÇOCUK” LAKABI ADIYLA ÖZDEŞLEŞTİ
Göksel Arsoy’un sinema kariyerinin simgesi haline gelen “Altın Çocuk” lakabının usta yönetmen Halit Refiğ tarafından kendisine yakıştırıldığı belirtiliyor.
Bu tanımlama zaman içerisinde Arsoy’un adıyla öylesine bütünleşti ki sanatçı, yıllar sonra yaşam öyküsünü anlattığı otobiyografisine de “Altın Çocuk” adını verdi.
2017 yılında yayımlanan kitapta Arsoy, hayatını ve uzun sanat yolculuğundaki anılarını okurlarla paylaştı.
SADECE OYUNCU DEĞİL, YAPIMCIYDI
Göksel Arsoy’un Türk sinemasına katkıları oyunculukla sınırlı kalmadı.
1960’lı yıllarda kendi yapım şirketini kuran Arsoy, yapımcılığa da adım atarak sinema sektörünün kamera arkasında da görev üstlendi.
Uzun sanat yaşamı boyunca çeşitli ödüllere layık görülen Arsoy, 1999 yılında 36. Altın Portakal Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı.
Arsoy, 2024 yılında ise Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile onurlandırıldı.
MÜZİK DÜNYASINDA DA İZ BIRAKTI
Yeşilçam yıldızlarının plak çalışmalarına yöneldiği dönemde Göksel Arsoy da müzik dünyasına adım attı.
Arsoy, 1967 yılında “Bir Masal Gibi / Tatlı Hayat”, 1971 yılında ise “Titrek Bir Damladır / Dudaklarında Arzu” adlı 45’lik plakları yayımladı.
Böylece sanat yaşamını yalnızca sinemayla sınırlamayan Arsoy, müzik alanında da çalışmalar yaptı.
SİNEMANIN DIŞINDA DA AKTİF BİR YAŞAM SÜRDÜ
Arsoy, sanat çalışmalarının yanı sıra sivil toplum ve spor alanlarında da çeşitli görevler üstlendi.
Sinema Oyuncuları Derneği (SODER) ile İstanbul Tenis Kulübü’nün yönetim kademelerinde görev yapan Arsoy, 2002-2008 yılları arasında Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu Başkanlığı görevini yürüttü.
90’INCI YAŞINI AİLESİYLE KUTLAMIŞTI
Göksel Arsoy, geçtiğimiz mart ayında 90’ıncı yaş gününü ailesiyle birlikte kutlamıştı.
1961 yılında Soley Arsoy ile evlenen sanatçının Aşkım ve kendisi gibi oyunculuğu seçen Gökhan Arsoy adında iki çocuğu bulunuyordu.
GERİDE YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ FİLMLERİNİ BIRAKTI
Göksel Arsoy’un hayatını kaybetmesiyle Yeşilçam’ın altın dönemini temsil eden önemli isimlerden biri daha Türk sinemasına veda etti.
1950’li yıllardan itibaren beyaz perdede izleyicinin karşısına çıkan, bir dönemin jön anlayışının sembollerinden biri haline gelen Arsoy; filmleri, yapımcılık çalışmaları ve Türk sinemasına yaptığı katkılarla hafızalarda yaşamaya devam edecek.
Usta sanatçının cenaze töreninin çarşamba günü gerçekleştirileceği belirtildi.


