Seçim zamanı geldi mi vaatlerin ardı arkası kesilmiyor. Projeler açıklanıyor, hedefler büyüyor, rakamlar binlerle ifade edilmeye başlanıyor.
Şimdi bunlara bir yenisi daha eklendi.
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Ünal Üstel, “Genç Konut Projesi” kapsamında 5 bin gencin yuva sahibi yapılacağını açıkladı. Satın alma koşullarının gençlere özel olacağını, önemli kolaylıklar sağlanacağını söylüyor. 12 Ekim’de de yeni bir KKTC vizyonu ile hayatı kolaylaştıracak projelerin kamuoyuyla paylaşılacağını belirtiyor.
5 bin genç, 5 bin konut…
Kulağa güzel geliyor.
Bugünün şartlarında bir gencin kendi imkânlarıyla ev sahibi olmasının ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Kiraların geldiği nokta ortada, arsa fiyatları ortada, inşaat maliyetleri ortada. Dolayısıyla devletin gençlere uygun koşullarda konut sağlamasına kim karşı çıkabilir?
Ben çıkmam.
Hatta 5 bin değil, imkân varsa 10 bin yapılsın.
Ama benim derdim başka.
Yeni açıklanan 5 bin konutu konuşmadan önce, daha önce açıklanan konut projelerinin bugün hangi noktada olduğunu bilmek istiyorum.
Çünkü hafızamızı biraz geriye götürdüğümüzde karşımıza başka sosyal konut açıklamaları da çıkıyor.
Güzelyurt’ta Anahtarlar Aralık Ayında Teslim Edilecek Mi?
Güzelyurt Yeni 1. Etap Sosyal Konut Projesi bunlardan biri.
Burada çalışmalar başladı, hak sahipleri belirlendi ve hükümet tarafından bir teslim hedefi de açıklandı: 2026 yılı sonu.
Bugün 28 Eylül 2026.
Önümüzde ekim, kasım ve aralık ayları var.
O nedenle Sayın Başbakan’a çok açık bir soru sormak gerekiyor:
Güzelyurt Yeni 1. Etap Sosyal Konut Projesi gerçekten 2026 yılı sonuna kadar tamamlanacak ve hak sahipleri anahtarlarını teslim alacak mı?
Eğer alınacaksa ne güzel.
Çıkar alkışlarız.
Ama bugün itibarıyla projenin ne kadarının tamamlandığını da kamuoyunun bilmesi gerekiyor. Yüzde 30 mu, yüzde 50 mi, yüzde 80 mi?
Çünkü yıl sonuna üç ay kalmış.
Burada bekleyen insanlar var. Hayatını, bütçesini, belki evliliğini, belki de ödediği kiradan ne zaman kurtulacağını bu tarihe göre planlayan aileler var.
Onun için verilen teslim tarihi sıradan bir siyasi açıklama değildir.
İnsanların hayatıyla ilgilidir.
Alayköy’ü de Unutmadık
Bir başka proje Alayköy Sosyal Konut Projesi.
Lansmanı Ağustos 2025’te yapıldı.
Aradan bir yıldan fazla zaman geçti.
Peki Alayköy bugün hangi aşamada?
İnşaat başladı mı? İhale süreci tamamlandı mı? Kaç konut yapılacak? Projenin fiziki gerçekleşme oranı nedir? Anahtarların teslim edilmesi için öngörülen tarih nedir?
Ben araştırdığımda Şubat 2026’da Bakanlar Kurulu’nun proje için kullanılacak arazi konusunda rayiç bedel üzerinden yüzde 75 indirim kararı aldığını görüyorum.
Daha da dikkat çekici olanı, projede yer alan KTİ-KOOP’un internet sitesinde Alayköy Sosyal Konut Projesi’nin hâlâ “Çok yakında” ifadesiyle yer alması.
Ağustos 2025’te lansmanı yapılan bir proje için Eylül 2026’da hâlâ “çok yakında” ifadesini görüyorsak, vatandaş olarak “Ne oldu bu proje?” diye sormak hakkımızdır.
Bunun cevabını bekliyoruz.
Daha Geçen Hafta Yeni Projeler Açıklandı
Gelelim 24 Eylül’e…
Hükümet bu kez Güzelyurt Merkez II. Etap, Lefke, İskele, Mehmetçik, Akdoğan ve Yeniboğaziçi’nde yeni sosyal konut projeleri için başvuruların başladığını açıkladı.
Yeni projelerle sosyal konut sayısının 3 bini aşacağı, önümüzdeki beş yıldaki hedefin ise 15 bin konut olduğu söylendi.
Şimdi de bunun üzerine gençler için 5 bin konut açıklaması geldi.
Rakamlar gerçekten büyük.
Fakat benim gazeteci olarak görmek istediğim başka bir rakam var:
Kaç anahtar teslim edildi?
Çünkü bir sosyal konut projesinin başarıya ulaşıp ulaşmadığını anlamanın bana göre en kolay yolu budur.
Kaç proje açıklandı değil…
Kaç lansman yapıldı değil…
Kaç başvuru alındı değil…
Kaç aile evinin kapısını kendisine teslim edilen anahtarla açtı?
Ben bu rakamı merak ediyorum.
Hatta hükümetin çıkıp bütün sosyal konut projeleriyle ilgili kamuoyuna açık bir tablo yayımlaması gerektiğini düşünüyorum.
Projenin adı, kaç konut yapılacağı, ihale tarihi, inşaata başlama tarihi, mevcut tamamlanma oranı ve öngörülen teslim tarihi…
Hepsi yan yana yazılsın.
Biz de görelim.
Vatandaş da görsün.
O zaman kimsenin kafasında soru işareti kalmaz.
Arsa Belgesi İle Ev Anahtarı Aynı Şey Değil
24 Eylül’de Çukurova, Alaniçi, Topçuköy ve Kuzucuk’ta 229 hak sahibine arsa hak sahipliği belgesi verildiği de açıklandı.
Bu da önemli bir adımdır, küçümsemiyorum.
Ancak bunu tamamlanmış sosyal konutla karıştırmamak gerekiyor.
Bir vatandaşa arsa hakkı vermek başka, bitmiş evinin anahtarını teslim etmek başka.
Bunu özellikle söylüyorum, çünkü sosyal konut konusunda rakamlar konuşulurken hangi rakamın neyi ifade ettiğinin açık olması gerekiyor.
Gençlere Verilen Sözün Sorumluluğu Daha Büyük
Gelelim 5 bin gence…
Bence işin en hassas tarafı da burada başlıyor.
Çünkü gençlere “Sizi ev sahibi yapacağız” dediğiniz zaman yalnızca konut sözü vermiyorsunuz.
O gence bu ülkede bir gelecek kurabileceğini söylüyorsunuz.
Bugün birçok gencin kafasında aynı sorular var.
Bu ülkede çalışarak ev alabilecek miyim?
Evlenebilecek miyim?
Çocuğumu burada büyütebilecek miyim?
Kazandığım para kiraya mı gidecek?
Yoksa sonunda ben de bavulumu alıp gidecek miyim?
Bunlar artık konuşmaktan kaçabileceğimiz meseleler değil.
Göçü sadece maaş üzerinden değerlendirmek de yanlış.
Bir genç yaşadığı ülkede önünü göremiyorsa, yarınını planlayamıyorsa, ev sahibi olmanın kendisi için ulaşılmaz olduğunu düşünüyorsa başka ülkelerde gelecek aramaya başlıyor.
İşte bu nedenle gençlere verilen konut sözünü sıradan bir seçim vaadi olarak görmüyorum.
Tam tersine, çok ciddi bir sorumluluk olarak görüyorum.
Eğer yapacaksanız söyleyin ve yapın.
Çünkü gençlere umut verip daha sonra o umudu boşa çıkarmanın faturası yalnızca siyasi olmaz.
O genç bir daha size inanmaz.
Belki bir sonraki açıklamaya da inanmaz.
Bir süre sonra devlete olan güvenini kaybeder.
Sonra da biz oturup “Gençler neden bu ülkeden gidiyor?” diye tartışırız.
Umarım Yanılan Ben Olurum
Şunu özellikle söylemek istiyorum.
Ben bu projelerin başarısız olmasını istemiyorum.
Tam tersine, hepsinin yapılmasını istiyorum.
Güzelyurt’taki konutlar söz verildiği gibi yıl sonuna kadar teslim edilsin.
Alayköy’de inşaatlar yükselsin.
Lefke’de, İskele’de, Mehmetçik’te, Akdoğan’da, Yeniboğaziçi’nde açıklanan projeler bir an önce hayata geçirilsin.
5 bin genç gerçekten ev sahibi olsun.
Hatta 5 binle de kalınmasın.
Çünkü bu mesele UBP’nin, CTP’nin, DP’nin, TDP’nin ya da başka bir siyasi partinin meselesi değildir.
Bu ülkenin meselesidir.
Gençleri bu ülkede tutmak istiyorsak siyasi kimlik gözetmeden ciddi bir konut politikası oluşturmak zorundayız.
Bugün UBP iktidardadır, yarın başka bir parti olabilir. Sosyal konut politikası hükümetlerle başlayıp hükümetlerle bitmemeli. Devlet politikası haline gelmeli.
Benim itirazım konut yapılmasına değil.
Benim itirazım, yapılmadan yapılmış gibi anlatılmasına olur.
Onun için bugün 5 bin yeni konut açıklamasının ardından yine aynı soruyu soruyorum:
Bugüne kadar kaç konut tamamlandı ve kaç hak sahibi evinin anahtarını teslim aldı?
Güzelyurt yıl sonuna yetişecek mi?
Alayköy bugün hangi aşamada?
24 Eylül’de açıklanan yeni projelerin takvimi nedir?
Ve şimdi açıklanan 5 bin Genç Konut Projesi’nde ilk anahtar hangi tarihte teslim edilecek?
Bunların cevabını bilmek istiyoruz.
Umarım birkaç yıl sonra bu yazıyı yeniden önüme koyduğumda kendi kendime, “Hüseyin, yanılmışsın” derim.
İnanın, yanıldığıma hiç üzülmem.
Çünkü bu kez benim yanılmam, binlerce gencin kazanması anlamına gelir.
Yeter ki gençlere bir kez daha hayal değil, gerçekten anahtar verilsin.


