Irk başka şey, etnikçilik başka bir olgu, yerelcilik ayrı konu, nasıl yani mi?
Kıbrıs’ın diğer Hristiyan Rum yarısıyla bir olmak isteyenler.
Kıbrıs Türk halkıyla bir olmak istemeyenler ve KKTC halkını bölmek isteyenler tiyatrosu sahneleniyor.
Yeter yahu kabak tadı verdiniz.
Mide bulandırıp tiksindirip ikrah ettirdiniz.
Zorla nikah olmaz, olursa bu birliktelikten mutlu yavru değil, piç doğar.
Doğmamış çocuğun günahı ne?
Toplumu bölmek için avanta bölücülük siyaseti yapan kadar, aynı seviyesizlikte cevap veren de çirkinliğe ortaktır.
Adam kendini solcu, insancıl ve şairanevi pazarlayaraktan topluma sürekli kin, öfke, ayrışma ve ikirciklik satıyor.
Faydası ne, hiç!
Kötü kalbin ağzına kaşık kaşık bal da verseniz, o ağız yine çirkin konuşur.
Bir kısım insanı koruyup kollamak için, öteki kısma nefret kusup kin biriktirmek mi senin hümanistliğin sözde solculuğun, hadi ordan.
Kim ne söylerse söylesin.
Kim ne kadar bölme girişiminde bulunursa bulunsun.
Kıbrıs Türk Halkı Kıbrıslısı, Türkiyelisi, Maronit’i, linhobambagi, mezzokerto’su, Fellahı, gurbeti, çiftçisi, işçisi, memuru ve vatandaşlık almış cümle insanlarıyla tek bir bütün ve vücuttur.
Ve hangi parti sempatizanı olursa olsun, buluştukları çatı KKTC yurttaşlığı.
Fikir, reformlar ve planlar üzerinden siyaset yapmak yerine..
Bölgecilik, tarafçılık, particilik minvalde aynı cinsten ve türden..
Hayvan cinsi ayrıştırırmış gibi çirkin bir siyaset türü yok.
Bunu yapanda da insanlığın zerresi yok.
Son bir aydır kamuda yaratılan mide bulandıran siyaset girişimine ırkçılık diyenler var.
Ben demiyeceğim.
Çünkü Türk Türke ırkçılık yapamaz. Bilimsel olarak mümkün değil, komik olur.
Saçma olur.
Yaptığını sanan da aynada kendi yüzüne tükürdüğünü iyi bilsin.
Herhangi bir iğrenç, aşağılık bulduğum ırkçılık politikası üretilecekse bile farklı ırklar arasında üretilir.
Benim için kimin hangi coğrafyadan, dinden ve nereli olduğu değil, memlekete, adaya ne faydası olduğu önemlidir.
Irkçılık siyasetinden medet uman bilsin ki!
Köpek köpeğe karşı ırkçılık yapamaz, saçma, komik olur, çünkü sonuçta ikisi de köpektir.
Ve it iti ısırmaz!
Irkçılık ısırıp karın doyurmaktır.
Ayrıştırıcı siyaset meraklıları bu toplumu kümeleştirebileceğini sanıyorsa, aptallığını görmek için, son örnek olan Kıbrıs Türk Halkı’nın Girne’den Anadolu’ya bağlanan yolda yiten canlara nasıl sahip çıkıldığına, ağıdına acısına nasıl ortak çıktığına iyi baksın.
Külli parti liderleri ve halk orada bir oldu.
Kıbrıs Türk Halkı vatandaşlığı anayasa nezdinde eşitlik ilkesinde korunurken, anayasadan bihabermiş gibi davranan cühela güruhu ne kadar aciz, meczup ve pejmürde göründüğünün farkında değil.
Kültür etkileşimi ve değişimi küfürle, siyasi kavgayla, beğenmiyorsan defol git seviyesizliğiyle durdurulamaz. Aksine toplumsal ayrışım ve başkslaşım hızlandırılır.
Kullanılan dilden tutun, vücut dili kültürü bile değişimden kaçamaz.
Korunması için toplumsal ve küresel yaşama kapalı olması şarttır.
Dünya son hızla yenilenip başkalaşırken. İnatla yerel ve eski kafalı toplum duruşunda siyasete yaparak direnenler, kendilerini dünyanın merkezi sanma bencilliğinden mustariptir ve tedavi gerektirir.
Başlığa gelince ırk nedir?
Irk ten renki, yüz hatları gibi fiziksel antropolojik özellikler toplamıdır.
Etnikçilik ise
ortak dil, din, gelenek, görenek ve tarihsel ortakçılık üzerinden eşit haklarla paylaşılan kimlik belgesi vurgusudur.
Hal böyleyken hangi coğrafya kökeninden geldiğine bakılmaksızın önce insan insandır, sonra Türk Türk’tür.
Türk’ten Türk’e ırkçılık mümkün değildir.
Deneyen aklı evvellere duyurulur.
İster Kıbrıslı olsun, ister Türkiyeli..
Bulgaristan veya Kırım, Tatar, Ahıska, Kafkas veya Makedonya Türkü.
Türk, nereli olduğuyla değil, Türkün ortak inanç ve etnisite değerlerini önemseyip değer verip vermemesiyle ölçülür.
Yani aslında, bizler..
Dünya Türki Halkları arasında bir noktayken kendimizi dev aynasında görmek inanırlığımızı ve varlığımızı zayıflatır.
Kıbrıs Türk Halkı’na bir şey kazandırmaz.


